Barış otel kapısında Başak’ı beklerken kalbi göğsünden fırlayacak gibi atıyordu. Başak içeri girer girmez gülümsedi, elini tutup asansöre bindiler. Kapı kapanır kapanmaz Barış onu duvara yasladı, dudakları sertçe buluştu. Başak’ın elleri Barış’ın gömleğini çekiştirdi, düğmeler yere saçıldı. Odada ışıklar loştu; Başak yatağa sırtüstü uzandı, eteğini sıyırıp iç çamaşırını kenara çekti. Barış diz çöktü, diliyle yavaşça yaladı, Başak’ın kalçaları havaya kalktı, inlemeleri odayı sardı. Dayanamadı, kalkıp içine girdi. Derin, sert, ritmik darbeler. Başak bacaklarını omzuna aldı, tırnakları yastığa gömüldü. Ter içinde hızlandılar.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Yorum Yaz