Buse ve Çiğdem, bir akşamüstü şehirdeki dairelerinde yalnız kalınca, havayı ısıtmaya karar verdiler. Loş ışıklı yatak odasında, şarap kadehleri masada ışıldarken, Buse, “Bu gece alev alalım!” dedi, uzun sarı saçları omzuna dökülürken gözleri kıvılcımlandı. Çiğdem, “Hadi, coşalım!” diye kıkırdadı, kumral dalgaları yastığa dağılırken dudakları şehvetle kıvrıldı. Hafif lo-fi müzik fonda akarken ipek gecelikler yere süzüldü; tenleri kırmızı şarap ve vanilya kokusuyla doldu. “Yatağı tutuşturalım!” diye fısıldadı Çiğdem, sesi titrek bir arzuyla yükseldi. Yatak odasında birbirlerini sabırsızca soydular. Buse, Çiğdem’i sırtüstü yatırıp bacaklarını omzuna aldı; önce parmaklarıyla amcığını okşadı, sonra yatağın çekmecesinden kalın, parlak siyah dildoyu çıkardı. “Bunu senin için seçtim,” diye gülümsedi.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Yorum Yaz