Feridun ve Sibel, şehrin kalabalığından uzak, sıcak evlerinde baş başa kalmışlardı. Akşam karanlığı çökerken, oda yumuşak mum ışıklarıyla aydınlandı. Sibel, Feridun’un boynuna sarıldı; dudakları tutkulu bir öpücükle buluştu. Feridun, nazik elleriyle Sibel’in belini sardı, onu yatağa yönlendirdi. Giysiler aceleyle yere savruldu, tenler ateş gibi yandı. Sibel, sırtını dönüp Feridun’a yaslandı, aralarındaki bağ derinleşti. Feridun, yavaş ve özenli hareketlerle ilerledi; Sibel’in inlemeleri odayı doldurdu. Acı ve haz karışımı ritimde, bedenleri senkronize oldu. Eller sıkıca kenetlendi, terler aktı. Sibel, “Daha fazla,” diye fısıldadı; Feridun hızlandı, tempo yükseldi.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Yorum Yaz