Hakan, Safranbolu’daki tarihi konak otelin en kuytu, ahşap tavanlı odasını akşamüstü kapattı. Ilgın’a “eski ev havası alalım” diye attı mesajı. Kapıyı açtığında sadece koyu renk bir keten pantolon vardı, üstü çıplak, omuzları terle parlıyordu. Ilgın içeri girer girmez çantasını sandalyeye fırlattı: “Hava mı? Senin aklından bambaşka şeyler geçiyor.”Oda loş, kandil ışıkları titriyor, dışarıdan eski sokakların uğultusu sızıyordu. Hakan onu ahşap karyolaya oturttu, eteğini sıyırıp külotunu dizlerine indirdi. Ilgın bacaklarını ayırdı, elleriyle Hakan’ın ensesini kavradı. Hakan tek hamlede içine girerken inledi, karyola gıcırdadı, tahta çıtırtıları ritme eşlik etti.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Yorum Yaz